Bazi Haklar Helal Edilmez Today
Bir gün kasabaya hırslı, her şeyi parayla satın alabileceğine inanan genç bir iş insanı geldi. Adı Selim’di. Selim, kasabanın tarihi dokusunu bozacak dev bir otel projesi için oradaydı. Projenin önündeki tek engel, Kerem Bey’in dükkânının olduğu o küçücük araziydi.
Kerem Bey, elindeki eski kitabı kapatıp Selim’in omzuna dokundu: "Çünkü evlat, sen bir mülkü değil, bir ruhu satın almaya çalıştın. Kul hakkı sadece birinin ekmeğini çalmak değildir; bir toplumun anısını, bir çocuğun nefes alacağı gölgeyi çalmaktır. Ben sana hakkımı helal etsem bile, o çınar ağacı etmez, o kuşlar etmez. Bazı haklar helal edilmez, çünkü onlar 'emanet'tir. Emanete ihanetin helalliği olmaz." Bazi Haklar Helal Edilmez
Aylar geçti. Selim ne kadar zorlasa da bürokrasi bir türlü izin vermiyor, mahalleli dükkânın etrafında nöbet tutuyordu. En sonunda Selim yorgun düştü. Bir sabah erkenden Kerem Bey’in yanına gitti. Gözleri kan çanağına dönmüştü. Bir gün kasabaya hırslı, her şeyi parayla satın
Kasaba meydanındaki yaşlı çınar ağacının altında, "Helalci" lakabıyla bilinen bir sahaf yaşardı. Adı Kerem Bey’di ama kimse onu bu isimle çağırmazdı. Kerem Bey’in dükkânında diğer sahalardan farklı bir kural vardı: Bazı kitaplar parayla satılmazdı, sadece emanet edilirdi. Ben sana hakkımı helal etsem bile, o çınar