Şafii mezhebine göre namazların son oturuşunda (ka'de-i ahîre) Tahiyyat duasından sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve O’nun âline salavat getirmek namazın biridir.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. 2. Şafii Mezhebine Özel Hükümler Safii Mezhebine Gore Salli Ve Barik
Şafii mezhebinde bu dualardan sonra, selam vermeden hemen önce dünya ve ahiret hayrı için (örneğin; Rabbena duaları veya hadislerde geçen diğer dualar) çok kuvvetli bir sünnettir. Bu yüzden "ve alâ âli Muhammed" kısmını okumaya
Şafii alimleri, dua ederken Peygamberimizin isminin başına saygı ifadesi olarak "Seyyidinâ" (Efendimiz) kelimesini eklemenin (Örn: Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed ) "edep" gereği daha faziletli olduğunu belirtmişlerdir. Anlamı Şafii mezhebinde
Şafii mezhebinde sadece Peygamberimize değil, O’nun âline (ailesine/takva sahibi ümmetine) de salavat getirmek son oturuşta sünnet değil, bir görüle göre vacip/gereklidir. Bu yüzden "ve alâ âli Muhammed" kısmını okumaya özen gösterilir.
İki rekatlı namazlar dışındaki (öğle, ikindi, akşam, yatsı) ilk oturuşta sadece "Salli" duası okunur (bazı görüşlere göre sadece Peygamberimize salavat getirilir), "Barik" duasına geçilmez. 3. Anlamı
Şafii mezhebinde, son oturuşta "Allahümme salli alâ Muhammed" demek namazın geçerliliği için şarttır. Bunu kasten terk etmek namazı bozar.