Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet Apr 2026

Seans biterken moderatör bir ödev verdi: "Bu hafta acıktığınızda kendinize sorun; aç olan midem mi yoksa şefkat bekleyen kalbim mi?"

O an odadaki hava değişti. Selin, suçluluk duygusunun paylaşıldıkça hafiflediğini hissetti. Psikodiyet seansı ilerledikçe, tabağındaki her lokmanın bir hatıraya, bir öfkeye ya da bastırılmış bir hayale denk geldiğini keşfettiler: Midenin değil, ruhun bağırmasıydı. Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet

Sessizce odaya girdi. Elinde sımsıkı tuttuğu su şişesi, aslında kendini korumak için ördüğü hayali duvarın bir parçasıydı. Yuvarlak dizilmiş sandalyelerden birine, sanki oraya ait değilmiş gibi ilişti. Grubun adı "Psikodiyet"ti; ama o, meselenin sadece kalori olmadığını biliyordu. Seans biterken moderatör bir ödev verdi: "Bu hafta

Sıra Selin’e geldiğinde sesi titredi. "Dün gece yine oldu," dedi. "Mutfak lambasını açmadım bile. Karanlıkta, tezgahın başında ne yediğimi anlamadan tıkındım. Karnım aç değildi ama içimdeki o kuyu... O hiç dolmuyor." Sessizce odaya girdi

Aynadaki yabancıya duyulan sebepsiz kızgınlıktı.